
Gifting Made Simple
Give the Gift of ChoiceClick below to purchase a Prairie Mall eGift Card that can be used at participating retailers at Prairie Mall.Buy Gift CardHome
Kuyucaklı Yusuf
Coles
Loading Inventory...
Kuyucaklı Yusuf
By None
Current price: $8.99

Coles
Kuyucaklı Yusuf
By None
Current price: $8.99
Loading Inventory...
Size: Kobo eBook
*Product information and pricing may vary - to confirm current pricing, availability, shipping, and return information please contact Coles. In the event of a pricing discrepancy, the retailer's price will apply.
1903 senesi sonbaharinda ve yagmurlu bir gecede Aydin'in Nazilli kazasina yakin Kuyucak köyünü eskiyalar bastilar ve bir kari kocayi öldürdüler. Kaza kaymakami Salâhattin Bey, Müddeiumumi ile Doktor'u yanina alarak ertesi günü tahkikata bizzat gitti. Candarma kumandani izinli oldugu için yanlarinda bir basçavus ve üç candarma neferi vardi. Siyah kuzu derisi kalpaklarindan (ve doktorun fesinden) renkli yagmur sulari süzülüyor, sakaklarinda garip sekiller çizdikten sora çenelerinin altinda birleserek gögüslerine damliyordu. Yolun iki tarafindaki islak sögüt ve hayit agaçlarina düsen yagmur damlalari hafif, melankolik bir tipirti çikariyor, atlarin kumlu yolda intizamsiz izler birakan ayaklan gicirtili ve ezik sesler veriyordu. Köye yaklastikça yolun kenarlarindaki agaçlarin cinsi degisti. Simdi birçok yerlerde incir ve ceviz agaçlari, yolun kenarlarinda koyu yesil iki duvar gibi yükseliyor, hatta bazi yerlerde iri cevizler tabii bir kemer vücuda getiriyorlardi. Bu kasvetli ve sipirtili günde hiç ses çikarmadan ilerleyen kafileyi görmek insana elinde olmayan bir ürkeklik veriyordu. Yasi otuz besten fazla olmamasina ragmen kalpaginin kenarindan bembeyaz saçlari görünen kaymakam en ileride, basi önüne egili ve gözleri atinin islak islak sivrilen kulaklarinda, gidiyordu. Müddeiumumi saginda ve biraz acemice ve korkak, atin üzerinde sallaniyor, bir türlü ates almayan çakmagindan sigarasini yakmaya ugrasiyordu.
1903 senesi sonbaharinda ve yagmurlu bir gecede Aydin'in Nazilli kazasina yakin Kuyucak köyünü eskiyalar bastilar ve bir kari kocayi öldürdüler. Kaza kaymakami Salâhattin Bey, Müddeiumumi ile Doktor'u yanina alarak ertesi günü tahkikata bizzat gitti. Candarma kumandani izinli oldugu için yanlarinda bir basçavus ve üç candarma neferi vardi. Siyah kuzu derisi kalpaklarindan (ve doktorun fesinden) renkli yagmur sulari süzülüyor, sakaklarinda garip sekiller çizdikten sora çenelerinin altinda birleserek gögüslerine damliyordu. Yolun iki tarafindaki islak sögüt ve hayit agaçlarina düsen yagmur damlalari hafif, melankolik bir tipirti çikariyor, atlarin kumlu yolda intizamsiz izler birakan ayaklan gicirtili ve ezik sesler veriyordu. Köye yaklastikça yolun kenarlarindaki agaçlarin cinsi degisti. Simdi birçok yerlerde incir ve ceviz agaçlari, yolun kenarlarinda koyu yesil iki duvar gibi yükseliyor, hatta bazi yerlerde iri cevizler tabii bir kemer vücuda getiriyorlardi. Bu kasvetli ve sipirtili günde hiç ses çikarmadan ilerleyen kafileyi görmek insana elinde olmayan bir ürkeklik veriyordu. Yasi otuz besten fazla olmamasina ragmen kalpaginin kenarindan bembeyaz saçlari görünen kaymakam en ileride, basi önüne egili ve gözleri atinin islak islak sivrilen kulaklarinda, gidiyordu. Müddeiumumi saginda ve biraz acemice ve korkak, atin üzerinde sallaniyor, bir türlü ates almayan çakmagindan sigarasini yakmaya ugrasiyordu.




















